Hamsi ve palamut mevsimi: Tezgâhın arkasındaki rakamlar ve kurallar
İstanbul'da kış balığı denince akla ilk hamsi ve palamut gelir. Resmî istatistikler ve av mevzuatı üzerinden, bu iki balığın sofraya hangi kurallarla ve ne kadar dalgalı bir arzla ulaştığına bakıyoruz.

Havalar soğudukça İstanbul'un balık tezgâhlarında hamsi ve palamut öne çıkar. Tezgâha gelen balığın arkasında bir av takvimi, kotalar ve yıldan yıla sert biçimde değişen bir av miktarı var. Bu yazıda o arka plana resmî kaynaklar üzerinden bakıyoruz.
Sezonu belirleyen tebliğ
Türkiye'de ticari balıkçılığın çerçevesi, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın 6/1 Numaralı Ticari Amaçlı Su Ürünleri Avcılığının Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ'i ile çiziliyor. 11 Ağustos 2024 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan tebliğ, 1 Eylül 2024 ile 31 Ağustos 2028 arasındaki dönemi kapsıyor (Resmî Gazete). 16 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 2026/25 sayılı değişiklik tebliği ise istavrit avına izin belgesi ve kota zorunluluğu getirdi, istavritin asgari boyunu 13 santimetreden 12 santimetreye indirdi ve Karadeniz'de hamsi avına yeni saat ve başlangıç kuralları ekledi (Resmî Gazete, Tebliğ No: 2026/25). Aşağıda aktarılan hamsi kotası bendine ve küçük balık toleransına 2026/25 dokunmadı; palamut yasağının tarihleri ise daha önce, 2025'te değişmişti (Resmî Gazete, Tebliğ No: 2025/11).
Palamutta takvim şöyle: 2024 tarihli tebliğ, tüm karasularında 1 Nisan–31 Ağustos arasında palamut ve torik avını yasaklıyordu, 15–31 Ağustos arasında çapari ile palamut avı ise serbestti (Resmî Gazete, 2024). 16 Nisan 2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 2025/11 sayılı değişiklik tebliği (madde 7), yasağın bitiş tarihini 14 Ağustos'a çekti ve çapari istisnasını kaldırdı (Resmî Gazete, Tebliğ No: 2025/11). Yani palamut yasağı 1 Nisan–14 Ağustos arasında geçerli ve av ağustosun ortasından itibaren yasal. 2026/25 sayılı tebliğ bu maddeye dokunmadı. Ağların ve geminin türüne göre ek uygulamalar olabilir; ayrıntılar için güncel mevzuata bakmak gerekir.
Hamside ise kurallar daha çok miktar üzerine kurulu. Gırgır, ortasu trolü ve alamana ağlarıyla hamsi avlayacak gemilerin izin belgesi alması zorunlu; bu hüküm 2026/25 sayılı değişiklikle yeniden yazıldı, izin belgesi zorunluluğu yeni metinde de korunuyor (Resmî Gazete, Tebliğ No: 2026/25). Av ise her sezon Bakanlıkça ilan edilen kota kadar yapılabiliyor ve kota dolunca avcılık sona eriyor. Avlanmayan kota bir sonraki sezona devretmiyor; kotayla ilgili bu bende 2026/25 dokunmadı (Resmî Gazete, 2024). Marmara Denizi ve Karadeniz'de gırgırla hamsi avı yalnızca 15.00 ile 09.00 saatleri arasında yapılabiliyor (Resmî Gazete). 2026/25 sayılı değişiklikle aynı saat sınırı, Karadeniz'de Bulgaristan sınırı ile Zonguldak'taki Baba Burnu arasında ortasu trolüyle yapılan hamsi avına da getirildi; ortasu trolü ağları bu saatler dışında hamsi avlamak amacıyla denizde bulundurulamıyor. Gırgır ve ortasu trolüyle hamsi ve istavrit avı da Karadeniz'de 15 Eylül itibarıyla başlar (Resmî Gazete, Tebliğ No: 2026/25).
Küçük balığın neden önemi var?
Tebliğin 17. maddesi, belirli türler için avlanabilir asgari boy ve ağırlıkları tanımlıyor ve bunlardan küçük balıkların avlanmasını, gemide bulundurulmasını, karaya çıkarılmasını, nakledilmesini ve satılmasını yasaklıyor (Resmî Gazete). Yasak yalnızca balıkçıyı değil, zincirin satış ucunu da kapsıyor. Aynı tebliğin 18. maddesinin üçüncü fıkrası ise hamsi, sardalya ve istavritte ağırlıkça yüzde 15'e kadar küçük boya izin veriyor (Resmî Gazete).
Rakamlar: hamsinin ağırlığı
Hamsinin Türk balıkçılığındaki yeri istatistiklerde açıkça görülüyor. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın aktardığı TÜİK verilerine göre 2025'te avcılık yoluyla 346 bin 366 ton deniz balığı elde edildi ve bunun 245 bin 261 tonu hamsiydi; hamsi, en fazla avlanan tür oldu (Tarım ve Orman Bakanlığı İstatistik Bülteni). Bu iki rakamdan hesaplandığında, avlanan deniz balıklarının ağırlıkça yaklaşık yüzde 71'i hamsiye denk geliyor. Aynı bültende Türkiye'nin toplam su ürünleri üretiminin 2025'te 1 milyon 37 bin 19 tona çıktığı, bunun 410 bin 428 tonunun avcılık, 626 bin 591 tonunun yetiştiricilik olduğu belirtiliyor (Tarım ve Orman Bakanlığı İstatistik Bülteni).
Dalgalı bir deniz
Rakamlarda en dikkat çeken şey, yıllar arasındaki oynaklık. Bakanlığa bağlı TEPGE'nin Su Ürünleri Ürün Raporu 2025'e göre hamsi avı 2023'te 273.915 tonla zirve yaptıktan sonra 2024'te 153.175 tona inerek yüzde 44 geriledi (TEPGE). Palamutta tablo daha da sert: aynı rapora göre 2023'te yalnızca 2.083 ton olan palamut avı, 2024'te 49.278 tona çıktı (TEPGE). Raporun tablosu palamudun 2020–2024 arasında 22.743, 2.595, 49.892, 2.083 ve 49.278 ton gibi inişli çıkışlı bir seyir izlediğini gösteriyor (TEPGE). Av miktarındaki bu iniş çıkış, bir yıl bol olan palamudun ertesi yıl çok az avlanması anlamına geliyor.
TEPGE, hamsideki dalgalanmayı iklim değişikliği, çevre kirliliği, av teknelerinde balık bulucuların kullanımı ve aşırı avlanma gibi etkenlerle ilişkilendiriyor. Rapora göre kota ve yasak dönemlerine rağmen av baskısı, hamsinin besin değerinin düşmesine ve boyunun küçülmesine yol açmaya devam ediyor (TEPGE).
Tüketici için anlamı
Asgari boy kuralı satış noktasını da kapsadığına göre (Resmî Gazete), asgari boyun altındaki balığın satışı yasak; hamsi, sardalya ve istavritte ağırlıkça yüzde 15'lik tolerans tanınıyor. TEPGE hamsideki dalgalanma nedenleri arasında aşırı avlanmayı da sayıyor; kota, boy sınırı ve av yasağı gibi kuralların hedefi de bu baskıyı sınırlamak.