Servet101Başarının mutfağı, şehrin ritmi.RSS

Yaşam

Yapay zekâ günlük hayatımızda neyi değiştirdi?

Sohbet robotları birkaç yılda bilgi arama, iş ve eğitim alışkanlıklarına girdi. TÜİK, Pew, Reuters Enstitüsü ve ILO verileriyle yapay zekânın gündelik hayattaki yeri ve beraberinde getirdiği riskler.

Yapay zekâ günlük hayatımızda neyi değiştirdi?
Fotoğraf: Jernej Furman, Wikimedia Commons, CC BY 2.0 (https://creativecommons.org/licenses/by/2.0/). Değiştirildi (çift ton, kırpma, metin) · CC BY 2.0

Birkaç yıl önce yapay zekâ denince akla laboratuvarlar ve bilim kurgu filmleri gelirdi. Şimdi pek çok kişi için telefondaki bir uygulama: Bir e-postayı toparlamak, bir hastalık belirtisini anlamaya çalışmak, çocuğun ödevine göz atmak ya da tatil planı yapmak için açılan bir sohbet penceresi. Bu değişimin ne kadar yaygın olduğuna ve neleri beraberinde getirdiğine kamuya açık verilerden bakalım.

Türkiye'de her üç kişiden biri

Türkiye'de bu soruya ilk resmî yanıt Ekim 2025'te geldi; TÜİK yapay zekâ kullanımını ilk kez resmî istatistik olarak yayımladı. İkinci yanıt 2 Ekim 2026'da açıklanan Yapay Zeka İstatistikleri, 2026 bülteni. Bülteni aktaran Anadolu Ajansı haberine göre 16-74 yaş arasındaki bireylerin yüzde 37,6'sı üretken yapay zekâ kullandı; bir yıl önce bu oran yüzde 19,2'ydi. Kullanım gençlerde belirgin biçimde yüksek: 16-24 yaş grubunda oran yüzde 64,9, 25-34 yaş grubunda yüzde 55,7. Eğitim düzeyi yükseldikçe kullanım da artıyor; yükseköğretim mezunlarında oran yüzde 62,7, ilkokul mezunlarında yüzde 8,5. Kullananların yüzde 86,4'ü yapay zekâyı özel amaçlarla, yüzde 37,3'ü mesleki amaçlarla, yüzde 32,6'sı örgün eğitim için kullandığını söyledi; yani kullanım işten çok kişisel işlerde.

Kullanmayanların gerekçeleri ise şimdilik yalnızca 2025 bülteninden biliniyor. Ekim 2025 haberine göre yapay zekâ kullanmayanların en sık gerekçesi ihtiyaç duymamaktı (yüzde 63,3); gizlilik, güvenlik ya da emniyet kaygısını gerekçe gösterenlerin payı yüzde 5,5'te kaldı. 2026 için bu rakamlara ulaşamadık.

İş dünyasında tablo daha temkinli. 2026 verilerine göre 10 ve üzeri çalışanı olan girişimlerde yapay zekâ kullanım oranı yüzde 14 (2025'te yüzde 7,5); 250 ve üzeri çalışanı olan büyük şirketlerde yüzde 37,1. Kullanan girişimlerin yüzde 51'i yapay zekâyı en çok pazarlama ve satışta kullanıyor. Kullanmayı düşündüğü hâlde kullanmayan girişimlerin en önemli gerekçesi ise yüzde 72,3 ile ilgili uzmanlığın eksikliği.

Arama alışkanlığı değişiyor

Altı ülkede (Arjantin, Danimarka, Fransa, Japonya, İngiltere ve ABD) yapılan bir araştırma, bilgiye ulaşma biçiminin değiştiğini gösteriyor. Reuters Enstitüsü'nün 2025 araştırmasına göre üretken yapay zekâyı en az bir kez kullananların oranı bir yılda yüzde 40'tan yüzde 61'e, haftalık kullanım ise yüzde 18'den yüzde 34'e çıktı. Kullanımın niteliği de değişti: Bilgi aramak için haftalık kullanım yüzde 11'den yüzde 24'e yükselerek medya içeriği üretmeyi (yüzde 21) geride bıraktı ve ilk sıraya yerleşti. Yapay zekâ üzerinden haber almak ise hâlâ azınlıkta, haftalık yüzde 6. Araştırma, ülke başına yaklaşık 2.000 kişilik çevrim içi anketlere dayanıyor ve olasılıksız örnekleme kullandığı için yazarlar geleneksel bir hata payı hesaplanamayacağını belirtiyor.

ABD'de de benzer bir eğilim var. Pew Araştırma Merkezi'nin Haziran 2025'te yayımladığı verilere göre ABD'li yetişkinlerin yüzde 34'ü ChatGPT'yi en az bir kez kullanmış; bu oran 30 yaş altında yüzde 58. Çalışanların yüzde 28'i ChatGPT'yi iş için kullandığını, yetişkinlerin yüzde 26'sı öğrenmek için kullandığını söylüyor.

İş, ödev, gündelik tavsiye

ChatGPT'nin kendi kullanım verileri de bu tabloyu destekliyor. OpenAI araştırmacıları ile aralarında Harvard'dan David Deming'in de bulunduğu akademisyenlerin NBER çalışma makalesine göre Temmuz 2025 itibarıyla ChatGPT'yi haftalık 700 milyon kullanıcı kullanıyor ve bu kullanıcılar haftada 18 milyar mesaj gönderiyordu; bu, dünya yetişkin nüfusunun yaklaşık yüzde 10'una karşılık geliyor. Makaleye göre Haziran 2024 ile Haziran 2025 arasında işle ilgisi olmayan mesajların payı yüzde 53'ten yüzde 70'in üzerine çıktı. En yaygın konular "pratik rehberlik", "bilgi arama" ve "yazma"; bu üçü konuşmaların yaklaşık yüzde 80'ini oluşturuyor. Makale pratik rehberlik başlığına ders anlatımı, çeşitli konularda nasıl yapılır tavsiyeleri ve yaratıcı fikir üretimini örnek olarak sayıyor. Verinin şirketin kendi tüketici planlarına (ücretsiz, Plus, Pro) dayandığını, işletme ve kurumsal planları kapsamadığını not etmek gerek.

Kısacası bu veri, ChatGPT kullanımının büyük bölümünün iş dışında kaldığını gösteriyor.

Riskler: Yanlış bilgi, işler, gizlilik

Yaygınlaşmanın bedeli de var. En somut risk doğruluk. Avrupa Yayın Birliği (EBU) koordinasyonunda, BBC'nin yürütücülüğünde 22 kamu yayıncısının 18 ülkede ve 14 dilde yürüttüğü Ekim 2025 tarihli araştırmada gazeteciler ChatGPT, Copilot, Gemini ve Perplexity'nin haberlerle ilgili 3 binden fazla yanıtını inceledi. Yanıtların yüzde 45'inde en az bir önemli sorun, yüzde 31'inde ciddi kaynak gösterme sorunu, yüzde 20'sinde uydurma ayrıntı ya da güncelliğini yitirmiş bilgi gibi büyük doğruluk sorunları bulundu.

İş hayatına etkisi ise daha karmaşık. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ile Polonya'nın NASK enstitüsünün ortak çalışmasını aktaran BM Haber Merkezi'ne ve asıl rapora, ILO Çalışma Makalesi 140'a göre dünya genelinde her dört işten biri üretken yapay zekâya bir ölçüde maruz (yüzde 24). Raporun vardığı sonuç, en olası etkinin işlerin ortadan kalkması değil, dönüşmesi olduğu. Maruziyet yüksek gelirli ülkelerde yüzde 34, düşük gelirli ülkelerde yüzde 11. Büro ve idari işlerde kadınların ağırlığı nedeniyle kadınlar daha fazla etkilenebilir.

Gizlilik ise rakamlarla ölçmesi en zor alan. TÜİK'in 2025 verilerinde yapay zekâyı kullanmayanların yalnızca yüzde 5,5'i gerekçe olarak gizlilik ve güvenlik kaygısını gösterdi. Bu oran, kullananların kaygısı hakkında bir şey söylemiyor. Sohbet pencerelerine yazılan sağlık, finans ya da iş bilgisi ise kullanıcının denetiminden çıkmış veri anlamına geliyor.

Servet101 yorumu: Nelere dikkat etmeli?

Verilerden çıkan ilk sonuç, yapay zekânın artık "gelecekte" değil, bugün gündelik hayatın içinde olduğu. Ama kullanım eşit dağılmıyor: Gençler, yükseköğretim mezunları ve büyük şirketler önde. Bu fark sürerse mevcut eşitsizlikleri büyütme ihtimali var; bu, verilerin kendisinden çok bizim yorumumuz.

İkinci ders, yapay zekâya bilgi kaynağı olarak değil, başlangıç noktası olarak yaklaşmak. Özellikle sağlık, hukuk ve para konularında verilen yanıtlar asıl kaynaktan ya da bir uzmandan doğrulanmalı. EBU çalışması, haber sorularında test edilen dört asistanın yanıtlarının yaklaşık üçte birinde ciddi kaynak gösterme sorunu bulunduğunu söylüyor.

Üçüncüsü, kişisel veriye dikkat. Kimlik numarası, banka bilgisi, sağlık raporu ya da şirket sırrı gibi bilgileri sohbet araçlarına yazmadan önce iki kez düşünmek, hizmetin gizlilik ayarlarını incelemek iyi bir alışkanlık.

Çalışanlar için ILO çalışması şunu söylüyor: Maruziyet yüksek, ama en olası sonuç dönüşüm. Hangi görevlerin etkileneceği meslekten mesleğe değişiyor.